Türkiye’de at yarışları… Tribünde alkış, bültende rakam, kuliste ise yıllardır fısıltıyla konuşulan iddialar. Bugün sosyal medyada yükselen “temiz eller” çağrısı, aslında yeni bir çıkıştan çok, geçmişte kapatıldığı sanılan dosyaların yeniden açılma ihtimali olarak okunuyor.
Adana Yeşiloba Hipodromu’nda koşulan KV-8 yarış sonrası bir at sahibinin yaptığı paylaşımda, futbol dünyasında uygulanan “temiz eller operasyonu” benzeri bir sürecin Türkiye Jokey Kulübü (TJK) ve Yüksek Komiserler Kurulu nezdinde de başlatılması istendi. Yarış severlerin mağdur edildiği öne sürülen paylaşım, camiada uzun süredir bastırılan tartışmaları yeniden gün yüzüne çıkardı.
Bu tartışmaların en çarpıcı duraklarından biri ise 2000’li yılların ortasında yaşanan ve hâlâ hafızalarda tazeliğini koruyan Halis Karataş dosyası.
Gazeteci Taner Özgür, o dönemde yaptığı araştırmalarla at yarışlarında şike iddialarını kamuoyuna taşıyan isimlerden biriydi. Özgür, yıllar sonra bu süreci şöyle özetliyor:
“O dönem bize ulaşan bilgiler tekil değildi. Jokeyler, at sahipleri, bahis çevresi… Hepsi aynı zincirin halkalarıydı. Şike iddiaları bir söylenti değil, konuşulması istenmeyen bir düzenin işaretiydi.”
2009 yılında, Türkiye’nin en tanınmış jokeylerinden Halis Karataş hakkında, kendisini şikeyle suçlayan eniştesi Ahmet Akbulut’un silahla vurulması olayında “azmettirme” iddiasıyla dava açılması, bu düzenin ne kadar sert refleksler verebildiğini gözler önüne serdi. Pendik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaklaşık dört yıl süren soruşturması sonunda Karataş için 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
İddianamede, Ahmet Akbulut’un 2005 yılında basına yaptığı açıklamalarda “anlaşmalı yarışlar” ve “şike sistemi” iddialarını dile getirdiği, bu açıklamalardan yalnızca günler sonra Pendik’te bacağından vurulduğu yer aldı.
Taner Özgür, o günleri anlatırken şu cümleyi özellikle vurguluyor:
“Bir gazeteci olarak şunu net söyleyebilirim: At yarışlarında konuşan herkes bedel ödüyordu. Ya dışlanıyordu ya susturuluyordu. Bu yüzden birçok dosya yarım kaldı.”
Ahmet Akbulut’un Star gazetesinde yayımlanan “Hipodromda Skandal” başlıklı açıklamalarında dile getirdiği iddialar, bugün hâlâ birebir tartışılıyor. Jokeylerin at sahipleriyle anlaşarak yarış stratejisi belirlediği, bahis düzeninin buna göre şekillendiği ve bu düzeni bilenlerin sistem dışına itildiği öne sürülüyordu.
Bugün sosyal medyada yükselen “temiz eller” çağrısı, Taner Özgür’e göre tesadüf değil:
“Bir yerde aynı şikâyetler yıllar sonra yeniden dile geliyorsa, mesele kişiler değil sistemdir. Temiz eller çağrısı geç kalmış ama kaçınılmaz bir taleptir.”
Atçılık camiasında şimdi gözler TJK ve ilgili kurumlarda. Kamuoyu ise geçmişin yarım kalan dosyalarıyla bugünün tartışmalarının aynı noktada kesişmesini izliyor.
Soru hâlâ ortada duruyor:
Bu kez gerçekten hesap sorulacak mı, yoksa at yarışlarının gölgesi biraz daha uzatılıp görmezden mi gelinecek?


Dayanışma Sofrası Maltepe’de Büyüyor
Başkan Çerçioğlu Her Gün Binlerce Vatandaşı İftar Sofralarında Buluşturmaya Devam Ediyor
Balçovalılar iftar sofrasında buluştu
Karbel A.Ş. Akaryakıt İstasyonu Basın Açıklaması
Manisa Büyükşehir’den Mağdur Aileye Yeni Yaşam Alanı
Gemlik’in Köklü Caddesi’nde Önemli Çalışma
Burhaniye Belediyesi, Can Dostları Sıcak Yuvalarla Buluşturuyor